İptal ve tam yargı davaları
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca, idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı iddiasıyla iptal davası açılabilir. İdari eylem ve işlemler nedeniyle kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar ise tam yargı davası ile zararlarının giderilmesini talep edebilir.
Özel kanunlarda ayrı bir süre öngörülmediği sürece dava açma süresi Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu sürenin kaçırılması hak kaybına yol açacağından, işlemin tebliğ tarihinden itibaren vakit kaybetmeden hareket edilmesi önemlidir.
Kamu personeli uyuşmazlıkları
- Atama, nakil ve görevlendirme işlemleri
- Disiplin cezalarına karşı iptal davaları
- Sözleşmeli personelin sözleşme feshi
- Özlük hakları, terfi ve mali haklara ilişkin uyuşmazlıklar
- Göreve iade ve memuriyetten çıkarma işlemleri
İmar ve diğer idari işlemler
- İmar planları, parselasyon ve yıkım kararları
- Ruhsat iptali ve mühürleme işlemleri
- İdari para cezaları ve idari yaptırımlar
- İhale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar
- İdarenin hizmet kusurundan kaynaklanan tazminat talepleri
Yürütmenin durdurulması
İdari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde, mahkemeden yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İdari işleme karşı dava açma süresi ne kadardır?
Özel kanunlarda ayrı bir süre yoksa, idare mahkemelerinde dava açma süresi yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren altmış gündür. Vergi mahkemelerinde bu süre otuz gündür.
Disiplin cezalarına karşı dava açılabilir mi?
Evet. Kamu görevlilerine verilen disiplin cezalarına karşı, ilgili mevzuattaki itiraz yolları da dikkate alınarak idari yargıda iptal davası açılabilir.
Bu internet sitesinde yer alan bilgiler, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ve Reklam Yasağı Yönetmeliği çerçevesinde yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık, teklif veya sonuç taahhüdü niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukattan hukuki yardım alınması gerekir.